Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/13694 E. 2012/19696 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13694
KARAR NO : 2012/19696
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kimliği hakkında yalan beyanda bulunma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında adli mercie kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak ve sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanığın eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 343/2. maddesinde tanımlanan adli mercie kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak ve aynı yasanın 350/3 maddesinde tanımlanan sahtecilik suçlarının aynı Yasanın 102/4. maddesine göre 5 yıllık dava zamanaşımına bağlı olup sanığın hükümlülüğüne karar verildiği 17.10.2006 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
B-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerini olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 35/2, 53; 116/2-4, 119/1-c, 53; 151/1, 53 maddelerinde düzenlenen hırsızlığa teşebbüs, geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu, mala zarar verme suçuyla ilgili olarak 5271 sayılı CMK’nın değişik 253 ve 254. maddeleri uyarınca “uzlaşma” hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de; 765 sayılı TCK’nın 493/1, 61, 522 (pek hafif) maddeleri ile yapılan uygulamanın her durumda sanık lehine olması nedeniyle, sonuca etkili görülmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Uyaptan çıkarılan adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkasız olan sanık hakkında belirlenen cezanın iki yıldan az olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA,
C- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanığın yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 61, 81/2 maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 35, 53 maddesine uyan geceleyin hırsızlığa teşebbüs suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c, 53 ve 151/1, 53. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu; mala zarar verme suçu yönünden hüküm tarihinde, geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanığın Van 2 Asliye Ceza Mahkemesinden 31.03.2000 günlü, 2000/61-285 sayılı kararla verilen ve 26.01.2001 tarihinde infaz edilmiş özel tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu halde, 765 sayılı TCK’nın 81/2. maddesi ile uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.