Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/13819 E. 2012/20968 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13819
KARAR NO : 2012/20968
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
A-Sanığın müşteki …’a yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olay tarihinde güneşin saat 17.56’da batıp 07.08’de doğduğu ve hırsızlığın saat 18.00 ile 08.00 arasında gerçekleştiğini belirtmeleri karşısında; hırsızlığın gece vakti gerçekleştirildiğinin belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince hırsızlık eyleminin gündüzün işlendiğinin kabulü gerekirken, 5237 sayılı TCK’nın 143 maddesi gereğince artırım yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında “5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanığın müşteki …’a yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın müşteki …’a ait araçta takılı bulunan iki adet plakanın çalınması eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesine uyan kullanımı gereği açığa bırakılmış olan otomobilden hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 141/1 maddesiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Olay tarihinde güneşin saat 17.56’da batıp 07.08’de doğduğu ve hırsızlığın saat 17.50-19.45 arasında gerçekleştiğini belirtmeleri karşısında; hırsızlığın gece vakti gerçekleştirildiğinin belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince hırsızlık eyleminin gündüzün işlendiğinin kabulü gerekirken, 5237 sayılı TCK’nın 143 maddesi gereğince artırım yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5237 sayılı TCK’nın 61/1-d. maddesine göre, suçun konusunun değeri temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabilecek iken, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi kişiliği ile ilgili nedenler göz önünde bulundurularak uygulanması mümkün olan aynı Yasanın 62. maddesinin uygulanması sırasında dikkate alınmak suretiyle cezada indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.