YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15330
KARAR NO : 2012/19280
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, iftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın müştekinin oturduğu apartmanın 3. katındaki daireye açık bırakılan balkon kapısından girerek hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 142/1-b maddesindeki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilmeden yerinde olmayan gerekçeyle TCK’nın 142/2-b maddesi uygulanarak sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suç tarihi itibarıyle uzlaşma kapsamında olan konut dokunulmazlığını ihlal suçundan dolayı taraflara CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde belirtilen usule uygun şekilde uzlaşma teklif edilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanığın binadan hırsızlık suçunu yakalanamayan … ismindeki şahısla birlikte işlediği kabul edilmesine rağmen, sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken suça katılan sanık sayısına göre TCK’nın 119/1-c maddesiyle uygulama yapılmaması,
4-Kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Suç tarihinde sabıkasız olan sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve iftira suçlarından dolayı belirlenen cezanın iki yıldan az olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 Sayılı Yasanın 7. maddesiyle eklenenen cümle de gözetilerek, hükmolunan cezaların tür ve süresine göre, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Çetin Süsli müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.