Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/15887 E. 2011/4502 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15887
KARAR NO : 2011/4502
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taklit anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar … ve …’ın, olay tarihinde meyhanede alkollü olan bir akrabasını otomobili ile almaya gelen yakınanı, tartışma bahanesi ile oyalayıp, babasının tartıştığını gören tanık …’in araçtan inmesi üzerine, sanık …’ın tartışmaya devam ederken, sanık …’ın, üzerinde kontak anahtarı takılı ve çalışır vaziyette bulunan yakınana ait otomobili çalıp, yakınanın yanından ayrılan sanık …’ı da yanına alarak otomobili çalmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 491/ilk maddesindeki suça uyduğu halde, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı ise de, sanıkların eyleminin 765 sayılı TCK’nın 491/ilk (5237 sayılı TCK’nın 141/1) maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından,
Sanıkların hırsızlık eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 491/ilk,102/4, 104/2. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 141/1, 143/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 03.01.2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.