YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16253
KARAR NO : 2012/20079
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs ve görevli memura direnme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Duruşmada okunduğu belirtilen sanıklara ait nüfus kayıtlarının denetime imkan verecek şekilde dosyada bulunmadığı görülmüşse de, UYAP ortamından bu eksiklik giderilmiş, bu yönde bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye katılınmamıştır.
Sanıkların, adet ve kullanımları gereği inşaat halindeki şantiye içerisinde açıkta bırakılmış olan kablo ile inşaat malzemelerini çalmaya teşebbüs ettiklerinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesi yerine aynı yasanın 141/1. maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi; tekerrüre esas sabıkası bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi; sanık …’in, yakınan polis memurları … ve …’ya karşı görevli memura mukavemet suçunu işlediği halde, sanık hakkında hükmolunan cezadan sözü edilen yasanın 43/2. maddesi atfı ile 43/1. maddesinde yazılı zincirleme suç hükümleri gereğince artırım yapılmaması; sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 265/1. maddesi uyarınca hükmedilen 9 ay hapis cezasından, aynı yasanın 265/4. maddesi uyarınca ½ oranında artırım yapılırken, 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilerek az ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-b bendi dışındaki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak, yerlerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 27/09/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.