Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/16339 E. 2012/20070 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16339
KARAR NO : 2012/20070
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Tekerrüre esas sabıkaları bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinde yazılı mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve somut olayda koşulları oluşmadığı halde, hükmolunan cezadan 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uyarınca indirim yapılarak az ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından; sanığın hırsızlık eylemini mağdura ait dolmuşun “yan sürgülü camını” açmak suretiyle gerçekleştirdiği anlaşılmakta ise de; gerek mağdur ve tanık anlatımlarından gerekse olay tutanaklarından camın kilitli olup olmadığı anlaşılamadığından, sürgülü cam kilitli ise 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b; değil ise, sanığın bozuk para ile birlikte minibüs içerisinde bırakılması mutat ve minibüsün bir parçası olan teyp başlığını da çaldığı gözetildiğinde, aynı yasanın 142/1-e maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, bu husus sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-b bendi dışındaki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi ;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/09/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.