Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/16403 E. 2012/20954 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16403
KARAR NO : 2012/20954
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan dava zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
A- Mala zarar verme suçu bakımından yapılan incelemede;
Adli sicil kaydından anlaşılacağı üzere, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu halde sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkındaki “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Hırsızlık ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçları bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olay gecesi sanığın müştekinin evinin bahçesinde bulunan müstakil ahırının kapısını kırarak 45 adet küçükbaş hayvanı bahçeye çıkardığının ve bu sırada katılanın olayı farketmesi sonucu yakalandığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin TCK’nın 142/1-b, 143 ve 35. maddelerine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek, yerinde ve yasal olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Sanığın yakalandığında kimlik bilgilerini beyan ettiği … ile parmak izlerinin karşılaştırıldığı …’nin aynı kişiler olmadığı anlaşılmakla, sanığın yakalandığında kimlik bilgilerini beyan ettiği …’nin araştırılarak, bu bilgilerin gerçek bir kişiye ait bulunması durumunda eylemin, TCK’nın 268. maddesine; verilen bilgilerin tamamen uydurma olduğunun anlaşılması durumunda da 206. maddesine uyan suçu oluşturacağı gözetilmeden, eksik araştırmayla TCK’nın 267/1. madde ve fıkrası uyarınca başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan hüküm kurulması,
3- Sanık hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 267/1. maddesinin kararda gösterilmemesi,
4- Adli sicil kaydından anlaşılacağı üzere, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
5- 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.