Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/16553 E. 2012/21472 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16553
KARAR NO : 2012/21472
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
l-Müşteki …’ın soruşturma aşamasında 20.08.2003 tarihinde verdiği ifadesinde, 19.08.2003 günü saat 19;30’da iş yerini kilitleyip ayrıldığını, 20.08.2003 günü saat 6:30’da babası …’ın iş yerini açtığını beyan etmesi karşısında; eylemin geceleyin işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu, karar yerinde açıklanıp gösterilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, sanığın, müştekiye yönelik 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522. (pek fahiş) maddelerine karşılık 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 151/1 ve 116/2 maddelerine uyan suçlan oluşturduğu gözetilip, iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” hükümleri uygulandıktan sonra 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1 .fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, anılan fıkranın (b),(e),(d) ve (e) bentlerindeki yazılı tedbirlere hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi hükmünün gözetilmesine 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.