YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16873
KARAR NO : 2012/19539
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla verilen uyarlama kararlarının duruşma açılarak verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde adli sicil kaydında kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmayan hükümlü … hakkında müşteki …’a yönelik eylemi bakımından belirlenen cezanın iki yıldan az olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, hükümlünün müşteki …’e yönelik eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen “hırsızlık” suçunun yanında müştekinin şikayetçi olması nedeniyle aynı Yasa’nın 151/1. maddesinde belirtilen “mala zarar verme” suçunu da oluşturduğu, bu kapsamda Mahkemece hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 61. maddesi de gözetilerek, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve mala zarar verme suçu bakımından 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” müessesesi bakımından 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki durumlarına göre değerlendirme yapılması ve sonucuna göre hükümlü yararına olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-Kabule göre de;
a-Hükümlü …’in müşteki …’e ait aracın camının fitilinin sökülerek araç içinde bulunan giysilerin çalınması olayına gözcülük yaptığının anlaşılması karşısında eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında kalmasına rağmen yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmiş olması,
b-Hükümlünün fikir ve eylem birliği içerisinde suçu işlediğinin anlaşılması karşısında hakkında TCK’nın 37/1 maddesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılması,
c-Hükümlü hakkında hapis cezasının yasal sonucu olan TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararının uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, maddi ceza hukukuna ilişkin infaz aşamasındaki lehe uygulamaların kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinin gözetilmesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.