Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/17035 E. 2012/18360 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17035
KARAR NO : 2012/18360
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, katılana ait daireye, ahşap pencere kilidini sert bir cisimle kanırtmak suretiyle girerek hırsızlık eylemini gerçekleştirdiği anlaşıldığından, katılanın şikayetçi olması dikkate alınarak, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş; sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamı bulunduğu halde hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış; sanık hakkında hapis cezasının yasal sonucu olan TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararının uygulanmaması infaz aşamasında olanaklı görüldüğünden bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın sabah saatlerinde evden ayrıldığı, 22:30 sıralarında komşularının haber vermesi üzerine evinde hırsızlık olduğunu anladığı ayrıca sanığın karşı binanın bekçisi tarafından yakalandığına dair delil bulunmaması da dikkate alınarak, hırsızlık eyleminin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, suç saati kesin olarak tespit edilmeden TCK’nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin
bölümün çıkartılarak, sanık hakkında TCK’nın 142/1-b maddesi uygulanmak suretiyle 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.