Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/17125 E. 2012/19953 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17125
KARAR NO : 2012/19953
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Geceleyin bina içinde hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Hükümlünün, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda hırsızlık eyleminin müştekiye ait işyerine geceleyin pencere camının kırılıp içeriye girilerek kasanın içindeki paraların çalınması suretiyle gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143 maddelerinin yanında aynı yasanın 116/2-4 maddesi uyarınca da denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezanın bireyselleştirilmesi amacına yönelik olarak ve geceden sayılan zaman dilimi içerisinde artırım oranının tayini açısından takdir hakkının nedenleri de gösterilerek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi için, ayrıca 765 sayılı TCK’nın 492/1 maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1 ve 116/2-4 maddelerinde düzenlenen suçlar bakımından da 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri (5395 sayılı yasanın 24. maddesi) uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması amacıyla duruşma açılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde dosya üzerinden hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
5083 sayılı Yasaya, 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca para cezalarında bir Yeni Türk Lirası artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 27/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.