YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17234
KARAR NO : 2012/13515
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık… hakkında 09.12.2004 tarihli ilk hükmün 28.06.2005 tarihinde resmi gazetede ilan yoluyla sanığa tebliğ edildiği, bu tarihten 15 gün sonra tebliğin yapılmış sayılacağı ve temyiz süresinin bu tarihten sonra başlayacağı, buna göre sanığa 13.07.2005 tarihinde tebliğin yapılmış sayıldığı, 7 günlük temyiz süresi bitmeden sanık vekilinin 19.07.2005 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu halde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararında sanık …’yi hakkında iade yapılmamış ise de; bu durumun sanık hukuki durumunu zorlaştıramayacağı ve Cumhuriyet Başsavcılığı iadesinin sanığı da kapsadığı kabul edilmekle yapılan incelemede;
I- Hükümlü … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükümlü … hakkında kurulan 09.12.2004 tarihli ilk hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan …’ye ilişkin ilk hükmün, sanıklar … müdafiileri ile sanık… tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 5237 sayılı Kanun hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için dosyayı iade etmesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan…’in uyarlama yargılamasının ayrı olarak ele alınması gerekirken tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, hükümlü… hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlü müdafinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanık… hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanıkların birlikte kaldığı evlerine, hükümlüler …. ve…’in sonradan getirdiği suç eşyasını kabul etmeleri dışında hırsızlık suçlarını işledikleri dair varsayım dışında bir delil bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin suç eşyasını kabul etmek suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hırsızlık, suçundan hükümlülüklerine karar verilmiş olması ,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar… müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.