Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/17537 E. 2012/23677 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17537
KARAR NO : 2012/23677
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, hırsızlık malını satın alma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay yeri tespit tutanağı, olay yeri basit krokisi ve mağdur anlatımlarına göre mağdura ait, giriş kapısı ile girilen avlu içerisinde bulunan, tuğla duvarları olan, üzeri oluklu saç ile kapatılmış 30 metrekarelik bina niteliğindeki işyerinin hemen yan tarafında etrafı demir parmaklıklarla örtülü alanın giriş kapısında bulunan asma kilidin zorlanıp,bu kilide bağlı zincirin kesilerek hırsızlığın gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun haksız olarak elde bulundurulan gerçek anahtarla, ya da taklit anahtar veya sair aletle kilit açılarak işlendiğine ilişkin delillerin neden ibaret olduğu açıklanıp gösterilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi yerine 142/2-d maddesi ile hüküm kurulması,
2-Mağdurun beyanlarında sabah 08:00 sıralarında işyerini açtığında hırsızlık olduğunu anladığını;tanık olarak beyanı alınan … 07.00 sıralarında sanıkların hurda malzemesi satmak için dükkanına geldiğini beyan etmesi karşısında hırsızlık suçunun geceden sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğine ilişkin delillerin neden ibaret olduğu açıklanıp gösterilmeden, sanıklar … ve …’ın cezalarının 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi ile artırılması,
3- Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıklar … ve …’ın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık
yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Suç eşyasını kabul etmek suçundan cezalandırılmasına karar verilen … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 165/1. maddesi uyarınca hapis cezasının yanısıra para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
5- Sanık … hakkında hükmedilen cezanın 5237 sayılı TCK’nun 50/1-f maddesine göre, kamuya yararlı bir işte çalıştırma tedbirine çevrilmesi sırasında anılan madde uyarınca sanığa gönüllü olup olmadığı sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
6-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; sanık … hakkında hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık Celaletitn Kestane’nin CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının gözetilmesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.