YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17596
KARAR NO : 2012/24130
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Yüklenen suçları kabul etmeyen sanık … hakkında diğer sanık …’ nun başkaca delillerle desteklenmeyen soyut anlatımı dışında, hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, adı geçen sanığın beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümlülüğüne karar verilmesi,
2-Sanıklar … ile … hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar hakkında 765 sayılı TCK’nın 493/1-son maddesinin koşullarının gerçekleşmediği göz önüne alındığında; sanıkların, müştekilere yönelik eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesine karşılık 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e, 151/1 ve 53. maddelerine uyan suçları oluşturduğu gözetilip, mala zarar verme suçu yönünden CMK’nın 253. ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı da değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre;
2-Eylemin geceleyin işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu, karar yerinde açıklanıp gösterilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
../.
2
3-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
4-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Sanık … bakımından mala zarar verme suçundan kurulan hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.