YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17638
KARAR NO : 2012/18979
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsılık, kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık hakkında kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’nun temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince,
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınana ait otomobilin kilitli kapısının zorlanmak suretiyle açıldığının belirtilmesi karşısında, kapının sağlam ve dayanıklı olmadığına, basit bir zorlama ile açılacağına ilişkin delillerin neler olduğu ve 765 sayılı TCK’nın 493/1.maddesinin uygulanıp uygulanamayacağı açıklanıp tartışılmadan yazılı maddeler ile uygulama yapılması,
2-5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’da yer alan hırsızlık suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı yasanın 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilerek karşılaştırmanın da bu maddelerin esas alınarak yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın eyleminin tam teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmasına ve mahkemenin de kabulü bu yönde olmasına rağmen 765 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanmaması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
4-Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği araştırılarak 765 sayılı TCK’nın 81. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
5-Suça konu eşyanın tespit edilen değerinin pek hafif olduğunun anlaşılması karşısında, 765 sayılı TCK’nın 522/son maddesine göre değerlendirme yapılarak engel yoksa 522/1. maddesi gereği sanığın cezasından indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK’un 326/son. maddesinin gözetilmesine, 17.09.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.