Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/18275 E. 2012/20932 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18275
KARAR NO : 2012/20932
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkındaki temyiz itirazı ile ilgili yapılan incelemede ;
Sanık hakkında diğer iki sanıkla birlikte hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle … Cumhuriyet Başsavcılığının 2003/43 E. 2003/228 Hz. sayılı 23/01/2003 tarihli iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda … Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2004 tarih 2003/36 E2004/ 202 K sayılı kararı ile sanık … … hakkındaki davanın görevsizlik kararı verilmek üzere tefrikine karar verildiği , aynı dosyada sanıklar olan … ve …’a ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 sayılı Yasa’nın 8/2 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak iadesi üzerine, hakkındaki dava tefrik edilen …’ün tekrar yargılama sürecine dahil edilerek savunmasının alınması için talimat yazılıp hakkında 5560 sayılı yasanın uygulanması için müştekinin celbine ve sanığa tebligat kanunun 35. maddesine göre yeniden tebligat yapılmasına karar verildiği , Bu aşamadan sonra sanık … hakkındaki davanın daha önceden tefrik edilmiş olduğu fark edilerek … Çocuk mahkemesinden tefrik edilip görevsizlik kararı verilen dosyanın akıbetinin sorulduğu ilgili mahkemece sanık hakkındaki davanın derdest olduğunun bildirildiği , daha sonra yeniden aynı mahkemeye aynı konuda akıbet sorulduktan sonra müzekkere cevabı beklenmeden karar verildiği , gerekçeli kararın karar başlığında ve hüküm kısmında sanık …’ün adının yer almadığı , adı geçen sanık hakkında her hangi bir karar verilmediği , sanıklar … ile diğer sanıklar … ve … müdafiinin süre tutum talepli temyiz dilekçesinde her üç sanık hakkında temyiz talebinde bulunduğu ,Üst Cumhuriyet Savcısının temyizinde ise sanık ismi belirtilmeden temyiz talebinde bulunulduğu , sanık hakkında her hangi bir karar verilmemiş olması nedeniyle sanık … … müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1, 522/1, 102/4,104/2. maddeleriyle, 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 19/04/2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.