Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/18820 E. 2012/22562 K. 30.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18820
KARAR NO : 2012/22562
KARAR TARİHİ : 30.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanık … müdafiinin temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve hırsızlık suçlarından, sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanık …’ın işyeri dokunulmazlığını ihlal, hırsızlık suçlarını, sanık …’ın hırsızlık suçunu işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık … yönünden hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; sanık hakkında hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
2- Sanık …’a yüklenen işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
3- Olay tarihinde sanık …’ın, görevli kolluk ekibince müştekinin işyerinden çıkarken görülmesi üzerine kovalanmaya başlandığı, takip esnasında adı geçen sanığın kaybolduğu, saklanmış olabileceği değerlendirilen bir binadan ses gelmesi üzerine sanık …’ın bu bina içinde yakalanması ve müştekinin ilk beyanında işyerinden çalındığını iddia ettiği paraların yakalanan sanıkların üzerinde ele geçirilmemesi karşısında sanıkların hırsızlık eylemlerinin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
4- Sanık …’ın diğer sanık … ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği, TCK’nın 37. maddesi gereğince mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının da faili olduğu gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanıklar … ve …’ın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.