Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/19004 E. 2012/12985 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19004
KARAR NO : 2012/12985
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık-memura direnme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanıkların eylemi birlikte gerçekleştirmeleri nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 265/3 maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,
Ancak;
Mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki bütün hakları kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde bir kısım hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
İştirak halinde suç işleyen sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilerek 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri
açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ ve ”yargılama giderlerinin sanıklardan müştereken müteselsilen tahsiline” cümlesi çıkarılarak, yerine ”yargılama gideri ve vekalet ücretinin yarısı olan 252 TL’nin sanık …’dan alınmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine,
1-5237 sayılı Yasanın 7/2 maddesi uyarınca, sanık hakkında hüküm tarihinden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve lehe hükümler içeren 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı kanunla değişik 231/5 maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanıkların eylemi birlikte gerçekleştirmeleri nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 265/3 maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ,
3-Mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesindeki bütün hakları kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde bir kısım hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
4-İştirak halinde suç işleyen sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilerek 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 31.05.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.