Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/19188 E. 2012/23759 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19188
KARAR NO : 2012/23759
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5271 sayılı CMK’nın 230 maddesine göre; hükme esas alınan ve reddedilen delillerin kararda gösterilmesinin gerekmesine rağmen; bilirkişinin muhkem ve sağlam nitelikte görülmeyen alüminyum kapı, asma kilidi ve camın kırılarak içeri girildiği görüşünün reddine ilişkin gerekçesi açıklanmadan sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesi kapsamında suç oluşturduğu kabul edilerek yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm verilmesi,
2- 14.02.2005 tarihli keşif tutanağının başlığı ile bilirkişinin kimliğinin tespiti ve yemininin yaptırılmasına kadar bölümünün yazılmasından sonra daktilonun değiştirildiği yazılmadan başka bir daktilo ile keşfin tamamlanması suretiyle, 1412 sayılı CMUK’un 264 (5271 sayılı CMK’nın 219) maddesine aykırı davranılması,
3- Kabule göre de;
a- 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522. (pek fahiş) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 53 maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c, 53 maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu ve bu suç yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
b- 07.03.2004 günlü yakalama tutanağında; cadde üzerinde süratli bir şekilde seyreden aracın görülmesi üzerine takip edildiği, Sanayi Sitesi önüne park ederek araçtan inen iki kişinin site içine girdiği, site bekçisinin çağırması üzerine sanıklar geldiğinde araç içindeki çuvalların incelenmesi sonucu çalınan malzemelerin ele geçirildiğinin belirtilmesi ve tutanağını tanzim eden tanık … … tarafından; araç ile eczanenin önünden geçerken sanık …’u eczaneden elinde iki poşetle çıkarken gördüğü, biraz ileride bir şahsın daha beklediği, şüphelenip geri döndüğünde bu iki kişinin ara sokağa park ettikleri aracı çalıştırıp kaçtığı, takip ederken köşe başında kaybettiği, yaklaşık beşyüz metre ileride tekrar bulup sivil ekiplerle yakaladıklarının beyan edilmesi karşısında; başlangıçtan itibaren izleme ve kesintisiz takibin söz konusu olmadığı, sanığın eyleminin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile yazılı şekilde cezadan indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.