Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/20067 E. 2012/1207 K. 18.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20067
KARAR NO : 2012/1207
KARAR TARİHİ : 18.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Sanık …’un sorgu ve yargılama aşamasındaki beyanlarına göre, müştekilere ait eşyaları soruşturma aşamasında teslim ettiğini ve müştekilerin eşyaları 10.10.2003 tarihinde teslim aldıklarını beyan etmesi karşısında, müştekilere bu husus sorulup araştırılarak tam iadenin gerçekleşmesi halinde TCK’nın 168/1 maddesinin, kısmi iadenin gerçekleşmesi halindeyse müştekilerden rızaları sorularak, 5237 sayılı TCK.’nın 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiği gözetilmeden, müştekinin kolluğa başvurusundaki beyanıyla yetinilerek yargılama aşamasında iade hususu sorulmadan sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2– 5237 sayılı TCK.’nın 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9/3. maddesi uyarınca; önceki ve sonraki ceza kanunlarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenip lehe olan yasanın denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.’nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların eyleminin, 142/1-b .maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın suç tarihi itibarıyle şikayete ve uzlaşmaya tabi 116/1 maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığını bozma ve yakınma bulunduğu için 151/1.maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
3-5271 Sayılı CMK.’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile mahkum edilen sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Suç tarihinde sabıkasız olan sanık … hakkında belirlenen cezanın iki yıl olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 Sayılı Yasanın 7. maddesiyle eklenenen cümle de gözetilerek, hükmolunan cezaların tür ve süresine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK.’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine,
B-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanık …’a ait ev eşyalarını başka bir yere taşıyan ve sanığın bodrumdaki kilerin anahtarını bulamadığını söyleyerek verdiği talimatla kapıyı kırıp içerde bulunan müştekilere ait eşyaları alan sanıklar … ve …’ın savunmalarının aksine, diğer sanık …’un sonradan geri aldığı soruşturma aşamasındaki suç atma niteliğinde kalan anlatımı dışında, hükümlülüklerine yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.