YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20328
KARAR NO : 2011/7784
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
Hırsızlık suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 143. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün infazı tamamlanıncaya kadar aynı Kanun’un 53/1-a, b, c, d, e maddelerinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair, Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.03.2007 tarihli ve 2005/343 Esas, 2007/214 sayılı karanına karşı Adalet Bakanlığı’nın 25.10.2007 tarih ve 2007/53876 sayılı Kanun Yararına Bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.11.2007 tarih ve 2007/240785 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE:
1-Kayden 15.03.1986 doğumlu olup, suçun işlendiği 08.09.2003 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkındaki yargılamanın Çocuk Mahkemesi’nin görevine girdiğinin gözetilmemesinde,
2-Sanığın üzerine atılı suçun 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunduğu cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde,
3-Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 23.01.2006 tarihli ve 2005/16216 Esas, 2006/124 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlık fiili yanında 5237 sayılı Kanun’un 116. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve aynı Kanun’un 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesinde,
4-Sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
5-5237 sayılı Kanun’un 53/3. maddesi gereğince, aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğuna koşullu salıverilme tarihine kadar hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
İsabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ;
Yokluğunda 13.3.2007 gününde verilen kararın sanık …’ın adresinde oturan yeğenine 30.4.2007 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş ise de, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2010 tarihli cevabi yazısına göre, anılan kararın tebliğ edildiği 30.4.2007 tarihinde sanığın Ümraniye T Tipi Kapalı Cezaevinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, tebligatın bizzat hükümlünün kendisine yapılması gerektiğinden yeğenine yapılan tebligatın geçersiz olduğu, bu nedenle kararının kesinleşmediği, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmakla;
1-) Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.03.2007 gün ve 2005/343-2007/214 sayılı kararına karşı yapılan kanun yararına bozma istemin bu aşamada REDDİNE,
2-) Sanık …’a anılan kararın, yasa yollarına başvuru süresini, merciini ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 06.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.