Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/20342 E. 2011/5736 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20342
KARAR NO : 2011/5736
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan … Halıcılık Ltd şirket yetkililerinin, olay tarihinde işyerlerinden 58 adet halının çalındığı yönündeki iddialarının, tanık … …’ın 13/09/2004 tarihli ifadesi ile desteklendiği gibi, suça konu halılardan 2 tanesinin olay günü jandarmaya yakalanan sanık tarafından yer gösterilip, iade edilmiş olması karşısında; suçun tamamlandığı gözetilmeden, tam kalkışma aşamasında kaldığının kabulü ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1, 522. (pek fahiş) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın suç tarihinde gece vakti, katılan … Ltd. şirketine ait işyerininmuhkem kilitli kapısını zorlayıp, açarak içeriden 58 adet halı alması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1. maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4, 53 ve 151/1, 53. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, 765 sayılı TCK’nın 523/1 maddesinin uygulanabilmesi için zararın tamamının giderilmesinin aranmasına rağmen, 5237 sayılı Kanunun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin katılanın rızasının bulunması halinde kısmi iade halinde dahi uygulama olanağının bulunması karşısında; öncelikle gerçekleşen kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı katılan … Ltd Şti yetkililerinden sorulup, sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Suçta kullanılan … plaka sayılı aracın kayıt maliki olarak gözüken katılan … tarafından suçta kullanılacağı bilinerek, sanığa verildiğine dair hiç bir delil elde edilmediği gibi, bu konuda herhangi bir iddianın dahi ileri sürülmemiş olması ve motorlu araçlarda mülkiyetin harici satış ile geçmediğinin yerleşik uygulamalarda duraksamaya yer vermeyecek şekilde benimsenmiş olması karşısında; aracın ruhsat sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, katılan … LTD Şti vekili ve katılan … … vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi