Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/20350 E. 2011/5744 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20350
KARAR NO : 2011/5744
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların olay günü mağdurun konutun önünde park halinde bulunan otomobilinin kapısını taklit anahtarla açıp, düz kontak yaparak çalıştırmaya uğraştıkları, arabanın çalışmaması üzerine eğimli yoldan itekleyerek, yaklaşık 620 metre gittikten sonra, tesadüfen önünden geçtikleri kaymakamlık konutunun nöbetçi polisinin görerek ihbarı üzerine yakalandıklarının anlaşılması karşısında; eylemin tamamlandığı halde, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından ve sanıkların aracı ısrarla götürmeye çalışmaları nedeniyle tebliğnamedeki 1′ nolu bozma isteyen düşünce benimsenmemiş;
Sanık …’ın sabit kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanıkların; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
I- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,
Ancak;
Sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 81/2-3 maddesi ile cezasından 1/6 oranında artırım yapılırken, hapis cezasının 1 yıl 12 ay 20 gün hapis cezası yerine, 2 yıl 20 gün olarak hesaplanması sonucunda fazla cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında sonuç olarak hükmolunan “2 yıl 20 gün hapis cezasının, 1 yıl 12 ay 20 gün hapis cezasına” dönüştürülmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.