Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/20519 E. 2011/7591 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20519
KARAR NO : 2011/7591
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Pendik 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29.05.2007 gün ve 2006/240 esas, 2007/306 sayılı kararında, sanık …’ın yüzüne karşı kurulan hükmün son kısmında yer alan yasa yolu açıklamasında temyiz yerinin Yargıtay olduğunun belirtilmesi gerekirken, herhangi bir merci belirtilmediğinin anlaşılması karşısında; bu şekilde yazılan hükümdeki tefhimin T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2,232/6 ve 291/2.maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun yapılmadığı ve bu nedenle sanık … müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, tebliğnamedeki, sanık … yönünden temyiz talebinin reddine ilişkin görüş benimsenmemiştir.
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı kabul edilmiş,Mala zarar verme suçu için 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerine göre “uzlaşma” müessesesinin değerlendirilmesi ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1,35. ve 151/1. maddeleri ile uygulama yapıldığında her suç için ayrıca anılan Kanunun 53/1-2-3. maddesinde öngörülen hak yoksunluğu tedbirlerine de hükmedilmesi gerektiği gözetildiğinde, 765 sayılı Kanun hükümlerinin sonuçta sanık lehine olduğunun anlaşıldığı ve bu nedenle belirtilen hususların karar yerinde değerlendirilmemesinin sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 61, 81/2-3. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanık …’ın, arkadaşı … ile birlikte hırsızlık yapmaya karar verip, suç tarihinde saat 00:30 sıralarında yakınanın mağazasının muhkem ve sağlam duvarını sivriltilmiş levye ve tornavida ile deldikleri sırada, kolluk görevlilerine yakalanmaları şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1, 35, 53. maddelerine uyan hırsızlığa kalkışmanın yanı sıra, aynı Kanunun 151/1, 53/1. maddelerine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu ve bu suç yönünden CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.