YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21105
KARAR NO : 2011/6353
KARAR TARİHİ : 24.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-765 Sayılı TCK’nın 493/1 maddesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırın 3 yıldan az olamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın, açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen arkadaşı … ile birlikte müştekiye ait büfenin demir kepenginin asma kilitlerinden birini kestikten sonra içeri giremeden müştekinin gelmesi üzerine eylemlerine son verip kaçtıklarının anlaşılması karşısında; eylemin eksik teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden 765 sayılı TCK’nun 61. maddesi yerine aynı Yasanın 62. maddesiyle uygulama yapılması,
3-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmeyip, 765 ve 5237 sayılı yasaya göre verilmesi gereken tüm cezalar açıkça belirlenmeden, denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması,
4-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1,61,522,59/2,40. maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/1-b,35/2,62,63.maddeleriyle uzlaşma olanağı sağlandıktan sonra 116/2-4,119/1-c,62. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan Yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından CMUK’nun 326/Son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.