YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2130
KARAR NO : 2012/5295
KARAR TARİHİ : 08.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Suçun işleniş şekli ve teşebbüs durumuna göre şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uyarınca indirim yapılması,karşı temyiz olmadığından, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 Sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince erteli cezanın aynen infazı hakkında karar vermek üzere mahkemesine ihbarda bulunulması ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı, her bir suç için hükmolunan cezaların birbirinden bağımsız oldukları ve ayrı ayrı infazları gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,hüküm fıkrasından ‘765 sayılı Yasanın 71. maddesi gereğince sanığın hapis cezalarının toplanarak 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına’ ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle ve ‘erteli cezaların 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesi uyarınca aynen infazına’
ilişkin bölümün çıkartılması ve “Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/104 esas 2001/219 Karar sayılı 11.09.2001 kesinleşme tarihli erteli 5 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 51/7. maddesi uyarınca aynen infazı hakkında karar vermek üzere mahkemesine bildirimde bulunulmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun 343/2 maddesinde belirtilen yalan beyanda bulunma suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 268 yollamasıyla 267/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının, karar tarihi olan 20.07.2005 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 08.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.