YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21869
KARAR NO : 2012/24161
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I) Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP)’tan temin edilen nüfus kayıt örneğine göre, karar tarihi olan 11/09/2007 ‘den önce , 15/04/2006 tarihinde öldüğü anlaşılmakla; sanığın ölümü sebebiyle, açılan davanın 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi gereğince düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
II) Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların eyleminin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerindeki geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları bakımından 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulduktan sonra ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, her iki yasanın ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması suretiyle lehe yasanın saptanması gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması;
Sanıkların suça konu eylemi gerçekleştirdikten sonra başka bir hırsızlık eylemi nedeniyle yakalandıkları ve sanıklara ait araçta ele geçen sigaraların müştekiye iade edilmiş olması karşısında; suça konu sigaraların müştekiye ne şekilde iade edildiğinin araştırılarak, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümleri ile 765 sayılı TCK’nın 523/1. maddesindeki rızai iade hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Suça konu sigaraların değerinin pek hafif sınırda olduğunun anlaşılması karşısında; aynı tür suçtan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 522. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının lehe yasa değerlendirmesinde tartışılmaması,
Sanıklar hakkında ortak yapılan yargılama giderlerinin paylarına düşen miktarlar da ayrı ayrı alınması yerine, yargılama giderinin tahsil şeklinin ve hangi sanıktan alınacağının belirtilmemesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Suç tarihi itibariyle TCK’nın 7/3. maddesi uyarınca, sanıklar hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 15.11.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.