Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/2225 E. 2012/3726 K. 21.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2225
KARAR NO : 2012/3726
KARAR TARİHİ : 21.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında müşteki …’ye yönelik konut dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Müşteki …’ye yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesinin uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesinin hükmün esasını oluşturan kısa karara yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden ve 5237 sayılı TCK’nın 168/1 maddesinde suç tamamlandıktan sonra, bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde uygulanabileceği öngörülmüş olup, teşebbüs aşamasında kalan eylemde 168. maddenin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmemiş ise de, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
A- Sanığın müşteki …’ye yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
B- Sanığın katılan …’a yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesindeki bütün hakları kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülük kararında 765 sayılı TCK’nın 55/3. maddesinin uygulanması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi gözetildiğinde sanık hakkında 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlelerinin eklenmesi ve sanık hakkındaki ‘58/6-7. maddenin uygulanmasına’ ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C- Sanığın müşteki …’a yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Müştekinin duruşmada, açıkça suçu işleyenin sanık olmadığını beyan ettiği, soruşturma aşamasındaki ifadesinin içeriğini kabul etmediği gözetilerek soyut iddia dışında hükümlülüğüne yeterli, yasal ve inandırıcı kanıt bulunmadığından sanığın beraati yerine, müştekinin sanığın uzaktan akrabası olması nedeniyle sanığı korumaya yönelik olarak beyanda bulunduğuna dair kanıtların nelerden ibaret olduğu açıklanmadan yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.