Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/22263 E. 2012/13666 K. 11.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22263
KARAR NO : 2012/13666
KARAR TARİHİ : 11.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık ve cürüm eşyasını kabul etmek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık …’nin 13.03.2006 tarihinde yakalanması ile düzenlenen tutanağa göre, müştekiye ait aracın kapısını uzaktan kumandalı anahtar ile açması ve anahtarını teslim etmesi; müştekiye araç teslim edildiği sırada teslim tutanağına göre, kapı ve camlarında herhangi bir zorlama ve düz kontak olduğuna dair herhangi bir tespit olmaması nedeniyle eylemin TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında kalması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık … tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık …’nin müştekiye ait suça konu araç ile yakalandığı esnada aracı Ahmet Akkoç isimli kişiden alacağına karşılık, Yusuf Dingil isimli kişiden aldığını ve bu kişilerin soruşturma aşamasındaki beyanına göre adreslerini bilmediğini beyan etmesi karşısında, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması; Kabule göre de; suç tarihinde adli sicil kaydı bulunmayan sanık … hakkında belirlenen cezanın adli para cezası olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,,
2- Hakkında hüküm kesinleşen sanık …, sanık … ve müştekinin anlatımlarına göre; sanık …’un müştekinin aracını çalan kişiyi bulmakta aracılık etmek için müştekiyi dava dışı Ali isimli kişi ile görüştürdüğü ve müştekinin anlatımlarına göre; aracı bulduğu ve 3.000,00TL para istediği ile sanığın aracın bulunması için yardım ettiğine ilişkin savunmasından başka, hırsızlık suçunun işlendiğine dair delillerin neden ibaret olduğu açıklanmadan atılı suçtan sanık …’ın mahkumiyetine karar verilmesi; Kabule göre de; dosya kapsamına göre, müştekinin aracını 17:30’da evinin önüne park ettiği, 19:30’da aracının yerinde olmadığını beyan etmesi karşısında; suç tarihinde güneşin 17:16’da batması dikkate alınarak hırsızlık eyleminin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken TCK’nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına 11.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.