YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22432
KARAR NO : 2012/6782
KARAR TARİHİ : 22.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Hükümlüler … ve … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler … ve … müdafiileri ile hükümlü …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki ” hükümlü hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Yasanın 58/6. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin karardan çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Hükümlüler … ve … hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince:
1-Hükümlülerin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma kapsamına giren suçlardan olduğu, hükümlülere ve müştekiye bütün sonuçlarının hatırlatılması suretiyle uzlaşma teklif edilerek sonucuna göre CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi;
2-Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılmasına göre, hükümlüler hakkında 5237 sayılı TCK’nun 119/1-c maddesi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler … ve … müdafiileri ile hükümlü …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 22.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.