Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/22986 E. 2012/26365 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22986
KARAR NO : 2012/26365
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık …’e ait nüfus ve adli sicil kayıtları görevli tarafından imzalanmamış ise de; bu kayıtlar UYAP ortamından yeniden alınıp imzalandığından, tebliğnamede bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
I) Sanık …’in yakınan …’e karşı gerçekleştirdiği hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede ;
Sanığın, yakınan …’e ait iş yerinden hırsızlık yapmasının ardından, şüphe üzerine görevlilerce yakalandığında, yakınana ait iş yerinden hırsızlık yaptığını kabul edip, çaldığı şampuanları sattığı … isimli şahsı göstererek iadesini sağladığı anlaşılmakta ise de; sanık tarafından …’e geri ödeme yapılmadığı, bu nedenle sanığın gerçek anlamda bir pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, tebliğnamede etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması ;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53/1-2. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ;
I) Sanık …’in yakınan …’e karşı gerçekleştirdiği hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede ;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanığın, yakınan …’e ait iş yerinin önünden hırsızlık yapmasının ardından, şüphe üzerine görevlilerce yakalandığında, yakınan …’e ait iş yerinin önünden hırsızlık yaptığını kabul ederek, elinde bulunan yağ tenekesini iade edip, çaldığı diğer yağ tenekesini sattığı … isimli şahsı göstererek iadesini sağladığı; ayrıca, …’den aldığı parayı da bu şahsa geri verdiği anlaşıldığından; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi ;
2)5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması ;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 06/12/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.