YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23182
KARAR NO : 2012/13385
KARAR TARİHİ : 06.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Sanığın, diğer sanıklar ile birlikte katılana ait aracın kilitli kapılarını sert cisimle zorlayıp açtıktan sonra aracı çalmak şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturmasına rağmen yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden, çalınan aracın değerine göre temel cezanın alt sınırdan orantılı şekilde ayrılmak suretiyle belirlenmesi gerekirken alt sınırdan tayini ve sanık hakkında, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi ile sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı süreninin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesine muhalefet edilmesi ise mahallide düzeltilebilir bir hata olarak kabul edilmiştir.
Ancak;
Mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesindeki bütün hakları kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde bir kısım hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320
sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın, diğer sanıklar ile birlikte katılana ait aracın kilitli kapılarını sert cisimle zorlayıp açtıktan ve aracı düz kontak yaparak çalıştırdıktan sonra çalmak şeklindeki eylemi sırasında araçta meydana gelen hasarın, sanığın eyleminin aracın mülkiyetine yönelik olması nedeniyle ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağının göz ardı edilerek, beraati yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozmadan hükmü temyiz etmeyen sanıkların da yararlandırılmasına, 06/06/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.