Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/23781 E. 2012/26393 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23781
KARAR NO : 2012/26393
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık hakında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Aynı nitelikli suçlardan çok sayıda sabıkası bulunan sanığın, yargılama sırasında ileri sürmediği, olay tarihinde madde etkisi altında atılı suçu işlediğine dair temyiz dilekçesinde belirttiği savunmasının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşıldığından tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş ve sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi ile uygulama yapılırken, her bir suç nedeniyle verilen cezanın yasal sonucu olarak her suç için ayrı ayrı anılan madde değerlendirilerek uygulanması taktir edilen suç ile ilişkilendirilerek uygulama yapılması gerekirken, hangi suç için uygulandığı yönünden tereddüt oluşturacak şekilde toplu uygulama yapılması, TCK’nın 53. maddesinin infaz aşamasında resen gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Davaya usulen müracaatla katılan sıfatını almayan müşteki lehine vekalet ücretine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
hüküm fıkrasından katılan lehine verilen vekalet ücretine ilişkin bölüm çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığa yüklenen işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar suçlarının, suç tarihi itibariyle şikayete tabi olması nedeniyle öncelikle müştekinin yargılamaya usulünce davet edilmesi suretiyle şikayetinin bulunup bulunmadığı sorularak, şikayetçi olduğunu belirtmesi halinde her iki suçun 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kalan suçlardan olması karşısında, uzlaşmanın hukuki sonuçları hatırlatılmak suretiyle müşteki ve sanığa uzlaşma teklif edilerek sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken, müştekinin şikayeti tespit edilip sonucuna göre uzlaşma yoluna başvurulmadan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-İşyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın ayrı ayrı gösterilmemesi suretiyle, 5237 sayılı TCK’nın 52/3. maddesine aykırı davranılması,
3-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından sonuç olarak adli para cezasına hükmedildiği halde TCK’nın 53. maddesinin uygulanması,
4-Davaya usulen müracaatla katılan sıfatını almayan müşteki lehine vekalet ücretine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ün temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.