YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23834
KARAR NO : 2012/27068
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık …’in müştekiler …, …, …, …, …, … ile sanık …’ın katılan …’e yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Müşteki … hakkında uygulama yeri bulunmamasına karşın 765 sayılı TCK’nın 523. maddesi uyarınca uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılamamıştır.
5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, ‘ her iki sanık için ortak yapılan 123,60 TL yargılama giderinden sanıkların payına düşen 61,80 TL’nin sanıklardan ayrı ayrı alınmasına ’ sözcüklerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık …’in katılanlar … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın, diğer sanık … ile birlikte katılanların aracına girerek suça konu sigaraları alıp ayrıldıklarının anlaşılması karşısında; eylemleri tamamlandığı halde, yazılı biçimde teşebbüsten hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan
hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, olay tarihinde bıçakla zorlayarak kapısını açtığı araçları düz kontak yaptığı, çalıştıramadığı bilahare araçlardaki sigara paketlerini aldığı anlaşılmakla eylemin tek hırsızlık suçunu oluşturduğu düşünülmeden, 765 sayılı TCK’nın 80. maddesi ile uygulama yapılması,
2-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘765 sayılı TCK’nın 80. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘765 sayılı TCK’nın 522. maddesi uyarınca cezanın ¼ oranında arttırılarak 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 765 sayılı TCK’nın 59/2. maddesi uyarınca cezanın 1/6 oranında indirilerek sonuç ceza olarak 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına’’ tümcesinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, ‘ her iki sanık için ortak yapılan 123,60 TL yargılama giderinden sanıkların payına düşen 61,80 TL’nin sanıklardan ayrı ayrı alınmasına ’ sözcüklerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C- Sanıklar … ve …’in müştekiler … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek; sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenirken şikayet yokluğu ve unsurları oluşmadığından mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeyerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan 5237 sayılı TCK yerine 765 sayılı TCK ile hüküm kurulması; sanık … yönünden suçun niteliği ve ceza süresine göre de; 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun Geçici madde: 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesi ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle kısmen tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
D- Sanık …’ın müştekiler …, …, …, …, …, … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, katılanlar … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde,
1-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.