YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24012
KARAR NO : 2013/22302
KARAR TARİHİ : 10.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık …’ın müşteki …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme ile müşteki …’a yönelik hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal ve müşteki …’ye yönelik mala zarar verme suçlarından; sanık … …’ın müşteki …’a yönelik mala zarar verme suçundan; sanık …’in müşteki …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından; sanık …’ın müşteki …’a yönelik konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde:
Sanıkların belirtilen suçlarından dolayı tayin edilen 2000 TL’nin altındaki adli para cezalarına ilişkin hükümlerin 5237 sayılı TCK.’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezaların türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’un 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1 maddesi gereğince kesin olmaları nedeniyle hükümlerin temyizleri olanaklı bulunmadığından, dosya içeriğine ve gerekçeye göre, sanıklar …. … ve … müdafiinin ek karara yönelik temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan 18.03.2008 tarih ve 2007/113 E, 2008/138K sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın isteme uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanık…’ın müşteki….’ye yönelik mala zarar verme, müştekiler ….ve …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından; sanık … …’ın müşteki….’ye yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince:
Sanık….’ın müşteki …’a yönelik eylemleri nedeniyle, 28.03.2007 tarihli iddianame okunarak ve talimat yoluyla 02.05.2007 tarihinde suçlamalara ilişkin sorgusunun yapılmış olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamenin sanığın sorgusunun yapılmadığından bahisle bozma isteyen düşüncesi benimsenmemiştir. Sanık …’ın önceden alınan suç işleme kararı doğrultusunda diğer sanıkların eylemine doğrudan doğruya katıldığı ve hakkında TCK’nın 37. maddesinin uygulanması yerine yardım eden kabulüyle aynı yasanın 39/1. maddesiyle uygulama yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar …, …ve …. … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA,
C-Sanık … …’ın müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan; sanık …’in müşteki …’ye yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde ise;
Sanık …’in önceden alınan suç işleme kararı doğrultusunda diğer sanıkların eylemine doğrudan doğruya katıldığı ve hakkında TCK’nın 37. maddesinin uygulanması yerine yardım eden kabulüyle aynı yasanın 39/1. maddesiyle uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesine göre, çocuk sanıklar hakkında kısa süreli hapis cezasından çevrilerek hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği hususu gözetilmeden sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde tayin edilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceği belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Güler … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkralarındaki ” para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine ” ilişkin kısımların hüküm fıkralarından çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D-Sanıklar … ve ….’ın müşteki …’ye yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince ise:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezalarının diğer müştekilere yönelik eylemlerde TCK’nın 50. maddesi gereğince seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmesi karşısında, müştekiye yönelik hırsızlık eyleminde herhangi bir gerekçe gösterilmeden seçenek yaptırıma çevrilmemesi,
2- Sanık …’ın önceden alınan suç işleme kararı doğrultusunda diğer sanıkların eylemine doğrudan doğruya katıldığı ve hakkında TCK’nın 37. maddesinin uygulanması yerine yardım eden kabulüyle aynı Yasanın 39/1. maddesiyle uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık …’ın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 10.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.