Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/24223 E. 2011/8531 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24223
KARAR NO : 2011/8531
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Hırsızlık – Konut dokunulmazlığını ihlal – mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
… Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2001 tarih ve 2001/167 esas, 2001/367 sayılı kararında, tekerrüre esas alınan hükümlülüğün karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde gösterilmediği gibi, 765 sayılı TCK’nın 81/2 maddesi ile uygulama yapılırken, tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüklerden daha fazla artırım yapılarak, aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranıldığı tespit edilmiş ise de; bu husustaki hukuka aykırılığın Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozma yolu ile düzeltilebileceği gözetilerek, tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünce benimsenmemiş olup, yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522 (normal), 81/2-3. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlü …’nun, arkadaşları Ali, Suvat ve Celalettin ile birlikte olay tarihinde saat 02:00 sıralarında, yakınana ait dükkanın sağlam ve muhkem kapısını ve kilitlerini kırıp, içeriden hırsızlık yapması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1, 53/3. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 116/2-4, 119/1-c, 53/3, 151/1, 53/3. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, bu suçlar yönünden CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip, sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, maddi ceza hukukuna ilişkin infaz aşamasındaki lehe uygulamaların kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinin gözetilmesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.