YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24342
KARAR NO : 2012/25455
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
İddianamede, 5237 sayılı TCK’nın 116. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurunun anlatımının yapılması karşısında, sanığa bu suç yönünden ek savunma hakkı verilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede yer alan bozma istemli düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüğünün silinme koşulları araştırılarak hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezaların türlerine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
1-Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 52/3. maddesine muhalefet edilmesi,
2-Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5 ay hapis cezası -karşılığı 150 birim gün sayısının- 1 gün karşılığı olarak takdir edilen 20 TL ile çarpılması sonucu sanığın 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılması gerekirken, hesap hatası yapılarak 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini,
..//.
-2-
3-Herhangi bir işyerinin eklentisi niteliğinde olmayan depo vasfındaki yapıya -ve deponun etrafı dış dünyadan ayrılacak ölçüde çevrili bahçesine- sahibinin rızası hilafına girilmesi eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 116/2. maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturmayacağı gözetilerek, etrafı duvarla çevrili bahçe içerisinde bulunan ve 10.07.2007 tarihli krokide -depo haricinde- “ev” olarak tanımlanan yapının konut olarak kullanılıp kullanılmadığı araştırılarak, konut olarak kullanıldığının tespiti halinde sanık …’in, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği temyize gelmeyen sanık … ile birlikte gerçekleştirdiği eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 116/1 ve 119/1-c maddelerinde tanımlanan suçu oluşturacağının düşünülmemesi,
4-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/2. maddesi uygulamasında, TCK’nın 52. maddesi gereğince gün birim sayısı saptandıktan sonra, bu sayı üzerinden arttırma ve indirme hükümleri uygulanarak bulunan rakam ile bir gün karşılığı uygulanması düşünülen para miktarı çarpılarak sonuç adli para cezasının bulunması gerekirken, TCK’nın 62. maddesi uyarınca yapılan indirimin, gün sayısı yerine adli para cezası miktarı üzerinden yapılması,
5-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/2. maddesi uygulamasında hesap hatası yapılarak sanığın neticeten 3.000 TL yerine 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini,
6-5237 sayılı TCK’nın 116. maddesinde tanımlanan suç yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
7-İştirak halinde işlenen suçlarda sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerine ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin saklı tutulmasına, bozmadan temyize gelmeyen sanık …’nun da yararlandırılmasına, 28.11.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.