YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24559
KARAR NO : 2012/27078
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasının kabul etmek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık hakkında TCK’nın 165. maddesi uyarınca sadece hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmolunup, adli para cezasına hükmolunmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
1- Olay zamanı 09.04.2007 tarihinde katılana ait şantiyeden çalınan kabloların, 21.04.2007 tarihinde sanık …’in zilyetliğinde bulunan kamyon ile taşındığı sırada katılanın şoförü tarafından fark edilerek ihbar edilmesi ile kabloların ele geçirildiği, sanık …’in kabloları 20.04.2007 tarihinde … olarak tanıdığı sanık …’dan satın aldığını bildirmesi ve sanıklar … ve …’in kablo parasını almak üzere geldiklerinde yakalandıklarının anlaşıldığı, sanıkların hırsızlık suçlamasını kabul etmedikleri kabloları parkta alkol aldıkları sırada tanımadıkları şahıstan satın aldığını sanık …’nın beyan ettiği, bu sırada yanlarında olduğunu beyan ettiği…, … ve …’nın tanık sıfatı ile beyanlarının alınarak sonucuna göre sanıkların eyleminin değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a- Katılana ait şantiyede görevli bekçi …’ın gece sabah ışıyana kadar dışarda ateşin başında olduğunu, bu saate kadar şantiyeye kimsenin gelmediğini, çay içmeye kulübeye gittiğinde dalmış olduğunu ve 08:00 sıralarında kabloların çalındığının anlaşılmış olması nedeniyle, hırsızlık eyleminin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, suç saati kesin olarak tespit edilmeden TCK’nın 143 maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
b- TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
c- Suç tarihinde adli sicil kaydı bulunmayan sanıklar hakkında belirlenen cezanın iki yıldan az olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.