Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/24992 E. 2012/27125 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24992
KARAR NO : 2012/27125
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Hırsızlık, 6136 sayılı kanuna muhalefet, cürüm eşyası satın almak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar … ve … hakkında ruhsatsız silah bulundurmak suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olması ve 5271 sayılı CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca sanıklar … ve … müdafiileri yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline TEVDİİNE,
B-Hükümlü … hakkında hırsızlık ve ruhsatsız silah taşımak suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde,
Hükümlü … hakkında kurulan 13.07.2004 gün ve 2003/254 Esas 2004/148 Karar sayılı önceki hükümlerin temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, diğer sanıklara ilişkin ilk hükmün, sanıklar tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5237 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için dosyanın iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’nun uyarlama yargılamasının ayrı olarak ele alınması gerekirken, tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, sonraki hükümlerin kurulduğu anlaşılmaktadır. Ancak ilk hükmü temyiz etmeyen hükümlü …’nun sonraki hükmü de temyiz etme hakkı bulunmadığından, kurulan bu hükümler, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, … hakkında yeniden kurulan hükümlere yönelik, hükümlü müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
C-Sanık … hakkında suç eşyasını kabul etmek ve ruhsatsız silah taşımak suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince,
Sanığa atılı suç eşyasını kabul etmek ve ruhsatsız silah taşımak suçlarının gerektirdiği cezaların, türü ve süresine göre 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 02.11.2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17.12.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.