YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25293
KARAR NO : 2011/5729
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : 26.09.2002 tarihli hükmün aynen infazına dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemece dosya üzerinden verilen, lehe yasa değerlendirilmesine yönelik 21/06/2005 tarihli ek kararın temyiz yasa yolu ile incelenmesi mümkün bulunduğundan; bu karara karşı hükümlü savunmanı tarafından yöneltilen itiraz üzerine verilen Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09/08/2005 tarih ve 2005/507 D.İ sayılı kararı ile 24/09/2005 tarih ve 2005/591 D.İ sayılı kararının yok hükmünde kabul edilerek, 21/06/2005 tarihli ek kararın yapılan incelemesinde ;
A) O yer Cumhuriyet Savcısı ile Üst Cumhuriyet Savcısının, Asliye Ceza Mahkemesinden verilen kararları ” bir ay” içerisinde temyiz etmesi gerektiği halde, bu süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiklerinden, C.M.U.K. 317. Maddesi uyarınca, temyiz istemlerinin REDDİNE;
B) Hükümde yasa yoluna başvurma şekil ve süresi ile merciinin usulüne uygun olarak gösterilmediği anlaşılmakla, hükümlü savunmanının temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla , hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşılmıştır.
Ancak ;
1.Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun 493/2 maddesine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-d, 53, 116/1, 119/1-c, 53 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, konut dokunulmazlığını bozmak suçu için 5271 sayılı CMK’nın 253.ve 254. maddelerine göre “uzlaşma” müessesesinin değerlendirilmesi için anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında ve 5237 sayılı Yasa uyarınca yeniden duruşma açılarak değerlendirme ve uygulama yapılması gerekirken dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması;
2.5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eylemlerinin 142/2-d. maddesine uyan hırsızlığın yanında aynı Yasanın 116/1 ve 119/1-c maddelerinde tanımlanan gündüzleyin, birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturduğunun düşünülmemesi ve anılan Yasanın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği gözetilmeden yasal şartlar oluşmadığı halde, lehe yasa değerlendirilmesi yapılırken anılan yasa maddesi uyarınca cezadan indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.