YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26465
KARAR NO : 2011/7601
KARAR TARİHİ : 05.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nun 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanıkların eyleminin ne olduğunun gerekçeli kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nun 289/1-g maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması,
2- Yüklenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı bakımından, Cumhuriyet Savcısının esasa ilişkin görüşünü bildirdiği ve hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda, sanıklara 5271 sayılı CMK’nun 150/3. maddesi uyarınca zorunlu savunman atanması gerekirken, sanıkların savunmanları hazır bulundurulmadan karar verilerek, aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
3-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/2-son, 522 (pek fahiş), 59. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanıklar …, … ve … ile arkadaşları …’nin, suç tarihinde gece vakti saat 21:30 sıralarında mağdurun kafeteryada oturduğu masa üzerine koyduğu kontak anahtarını çalıp, haksız olarak ele geçirdikleri anahtarla kafeterya önünde park halinde olan 34 CBF 97 plakalı otomobili çalmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 143, 62, 53. maddelerine uyan suçu oluşturduğu, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
4- Suça konu aracın ön konsolunda ele geçen sigara paketi üzerinden alınan iki adet parmak izinden, bir tanesinin sanıklardan …’e ait olduğuna ilişkin expertiz raporu getirtilmeden, yine diğer parmak izinin de sanık … Yolcuya ait olduğunu belirten expertiz raporunun aslı veya onaylı sureti dosyaya konmadan, onaysız evrakların hükme dayanak yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 169. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
5- 5237 sayılı Kanunun 53/3.maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafileri ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.