YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26466
KARAR NO : 2013/531
KARAR TARİHİ : 16.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Hükümlü … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hükümlü … hakkında kurulan 06.11.2003 tarih ve 2003/189-564 E-K. sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan … ve …’a ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için bozması üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’in tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. … hakkında kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, … hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlü müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Birlikte suçu işleyen sanıkların ellerinde suça konu malzemelerle suç yerinden uzaklaştıktan sonra kesintisiz bir takip söz konusu olmadan yakalanmaları karşısında; suçun tamamlanmış olduğu gözetilmeksizin 765 sayılı TCK’nın 62. maddesinin tatbiki,
2-Sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 522. maddesi uyarınca uygulama sırasında 5 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden 2/3 oranında indirim uygulanırken 1 yıl 9 ay hapis cezası yerine 7 ay 3 gün hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
Suç tarihinde silinme koşulu gerçekleştiği için sabıkasız olan sanık hakkında belirlenen cezanın adli para cezası olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 16.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.