Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/27310 E. 2012/21047 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/27310
KARAR NO : 2012/21047
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Geceleyin kamu kuruluşundan hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan hapis cezası belirlenirken gerekçede alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir sebep görülmediğinin belirtilmesine rağmen, sanık hakkındaki temel cezanın alt sınırın üzerinde belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi ve temel cezanın alt sınırın üzerinde belirlenirken yeterli ve yasal herhangi bir gerekçe gösterilmeyerek Anayasa’nın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 289. maddelerine aykırı davranılması,
2-Sanığın adli sicil kaydından, tekerrüre esas olacak şekilde kesinleşmiş daha ağır hükümlülüğü bulunmasına rağmen, daha az ceza içeren kararın TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasında esas alınması,
3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin (4), (5) ve (6) fıkraları da göz önünde bulundurularak, mahkûmiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
4-TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.