YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/28065
KARAR NO : 2011/9601
KARAR TARİHİ : 21.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçuna dair verilen hükmün incelenmesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … ve sanık … müdafisinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarına dair verilen hükmün incelenmesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin alınan beyanlarında “evinden 28.07,2010 günü tatile gitmek için ayrıldığını, 03.08.2010 günü eve döndüğünde evinden hırsızlık yapıldığını gördüğünü, evine bilemediği bir saatte girildiğini,” sanık … suçu işlediğine dair polis ifadesinde gündüzün hırsızlık eylemini gerçekleştirdiklerini beyan etmeleri ve suç saati ile ilgili dosyada başka bir tespit bulunmaması karşısında; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği suçların gündüzün işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, suç saati kesin olarak tespit edilmeden “hırsızlık eylemine dair verilen cezanın, TCK’nın 143. maddesince artırılması” ve “ konut dokunulmazlığını ihlal suçunun TCK’nın 116/1,119/1-c maddesi kapsamında olduğu halde, TCK’nın 116/4, 119/1-c. maddesi kapsamında olduğundan bahisle, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Müştekinin hüküm kurulduktan sonra verdiği 02.12.2010 tarihli dilekçesinde”her ne kadar duruşma esnasında zararımın karşılanmadığı belirtilip, yazılmışsa da sanıklar olay nedeniyle meydana gelen zararım karşıladı” şeklinde beyanlar içeren dilekçe vermesi nedeniyle, müştekiden sanıkların zararını ne zaman karşıladığının sorularak sanıklar hakkında TCK’nın 168/2 maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … müdafisinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Bozma nedenleri sanıkların tutuklulukta geçen sürelerine göre başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.