Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/28538 E. 2013/2217 K. 31.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/28538
KARAR NO : 2013/2217
KARAR TARİHİ : 31.01.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemenin ”Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki gözlemlenen davranışları, cezanın sanık üzerindeki olası etkileri bir arada değerlendirildiğinde, aynı şekilde dosyalarının bulunduğu, meydana gelen zararı gidermediği anlaşılmakla, TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, yine sanık hakkında aynı gerekçelerle CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına…” şeklindeki gerekçesinin yeterli olduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bu yöndeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın kamu kurumu niteliğindeki okula girilip, kamu malı niteliğindeki eşyaları çaldığının anlaşılması karşısında, eylemi 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesindeki suçu oluşturduğu halde aynı Yasanın 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11 ve 5237 sayılı TCK’nın 31. maddeleri uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin; 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile aynı maddenin ikinci fıkrasına göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında uygulanması olanağının bulunduğu gözetilmeyerek, ceza sorumluluğu bulunan ve mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘Çocuk Koruma Kanunun 5/1-a maddesi gereğince danışmanlık tedbiri uygulanmasına’ ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.