Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/30490 E. 2012/11440 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/30490
KARAR NO : 2012/11440
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Sanıklara yüklenen suçun 765 sayılı TCK’nun 493/1-son maddesindeki hüküm karşısında alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını getirdiği gözetilerek; Cumhuriyet Savcısının esasa ilişkin görüşünü bildirdiği ve hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda sanığa zorunlu müdafii atanıp, hazır bulundurulmamak suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 150/3 ve 188/1. maddesine aykırı davranılması,
2- T.C. Anayasasının 141, 1412 sayılı CMUK’nun 32, 260, 308/7. maddeleri (5271 sayılı CMK’nun 34/1, 223/2, 230/2, 289/1-9. maddeleri) uyarınca mahkeme kararlarının; sanıkları, mağduru, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve de Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapması için; mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianın, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden ve bu ilkelere uyulmadan yazılı biçimde hüküm kurulması,
3- Gerekçeli kararda Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünün belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 230/1. maddesine aykırı davranılması,
4-18.04.2002 tarihli ilk celseye ilişkin duruşma tutanağının ilk sayfasının hakim ile katip tarafından ve hükme esas teşkil eden kısa kararın tefhim edildiği 24.11.2005 tarihli celseye ait duruşma tutanağının katip tarafından imzalanmaması suretiyle 1412 sayılı CMUK’nun 264.(5271 sayılı CMK’nun 219) maddesine aykırı davranılması,
5- 5237 sayılı TCK’nun 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Yasası’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa’nın 9/3. maddesi uyarınca; önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenip lehe olan yasa denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.