Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/31957 E. 2013/6632 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/31957
KARAR NO : 2013/6632
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Müşteki …’na yönelik sanıklar hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların şüphe üzerine akülerle birlikte yakalanmaları ile aküleri çaldıklarını beyan ettikleri ancak aküleri çaldıkları yeri göstererek iadesini sağlamadıkları, müştekinin karakola şikayete gelmesi ile akülerini tanıyarak teslim aldığının anlaşılması karşısında koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 168. maddesinin uygulanarak eksik ceza verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Müşteki …’a yönelik sanıklar hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
1-Yeni Türk Ceza Adalet Sisteminde “Kaç tane fiil varsa o kadar suç, kaç tane suç varsa o kadar ceza” kuralı geçerlidir. Ancak; “Suç ve Cezada Orantılılık İlkesi” uyarınca bu kuralın, bileşik suç ( TCK m. 42 ), zincirleme suç ( TCK m. 43/1 ) ve fikri içtima ( Fikri içtima; aynı -TCK m. 43/2- neviden fikri içtima ve farklı -TCK m. 44- neviden fikri içtima olmak üzere ikiye ayrılır. )dan ibaret olmak üzere üç ayrı istisnası kabul edilmiştir.
TCK’nın 43/1. maddesine göre, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi halinde, faile tek ceza verilir. Ancak; bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.
Zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, mutlaka, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçun aynı mağdura birden fazla işlenmesi gereklidir.
Dar bir yorumla, değişik zamanlarda işlendiği kabul edilebilecek fiillerin birden fazla olması, her zaman hukuken de birden fazla fiilin ve dolayısıyla birden fazla suçun varlığını kabul etmemizi gerektirmez.
765 sayılı TCK’nın 80. maddesinde “muhtelif zamanlarda vaki olsa bile” denilmesine karşılık, 5237 sayılı TCK’nun 43/1. maddesinde “değişik zamanlarda” denilmek suretiyle; yeni dönemde “geniş yorum”un kabul edildiğini, hareketin tekliği ile fiilin tekliği kavramlarının aynı olmadığını, aralarında hukuki ve fiili kesinti olmayan, her biri tek başına da suç teşkil edebilen hareketlerin kısa süre içinde tekrarlanması halinde, bu hareketlerin bir bütün olarak tek bir fiil olarak kabul edilmesi gerekir.
Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 02.10.2007 gün ve 2007/6-195 esas ve 2007/197 karar sayılı içtihadında, “fiilin tekliği” konusunda geniş yorum benimsenmek suretiyle, “yakınanın evinden para ve bir kısım eşya ile birlikte alınan otomobil anahtarıyla evin otoparkında bulunan aracın çalınmasının tek bir hırsızlık suçunu oluşturacağı”nın kabul edilmiştir.
Somut olayda, sanıkların müştekinin evinin önünde park halinde bulunan aynı müştekiye ait iki kamyondan akülerin çalınması şeklindeki eylemin tek suç oluşturduğu halde yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanıkların şüphe üzerine akülerle birlikte yakalanmaları ile aküleri çaldıklarını beyan ettikleri ancak aküleri çaldıkları yeri göstererek iadesini sağlamadıkları, müştekinin karakola şikayete gelmesi ile akülerini tanıyarak teslim aldığının anlaşılması karşısında koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 168. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine,18.03.2013 tarihinde I numaralı karar bakımından oybirliği, II numaralı karar bakımından oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ:

Sanıklar olay gecesi saat 24:00 sıralarında;
a-Şikayetçilerden …’ın patronuna ait olup kendisinin kullandığı … plaka sayılı kamyonda iki adet,
b-Yine aynı kişiye ait … plaka sayılı kamyonda bir adet,
c-Diğer şikayetçi …’na ait … plaka sayılı kamyonda bir adet aküyü söküp aldıkları olayın bu şekil de olduğu, mahkemece böyle kabul edildiği görülmektedir.
5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinde bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlenmesi zincirleme suç olarak kabul edilmiştir. Bu maddenin uygulanabilmesi için
a) Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi
b) İşlenen suçların mağdurunun aynı kişi olması
c) Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir. Aynı TCK’nın 43/2. maddesinde de aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda aynı hükmün uygulanacağı belirtilmiştir.
Yerel mahkeme yukarıda açıklanan olayda zincirleme hırsızlık suçunun varlığını kabul ederek aynı TCK’nın 43/1-2 maddesi ile cezada artırım yapmıştır.
Sayın çoğunluk şikayetçi …’a yönelik hırsızlık suçlarının tek bir suç olup aynı TCK’nın 43/1. maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı sonucuna ulaşmıştır.
Sanıklar yukarıda açıklandığı gibi şikayetçi …’ın kullandığı her bir kamyonun muhafaza kapaklarını kaldırılarak bir kamyondan iki adet, diğer bir kamyondan yine muhafaza kapaklarının kaldırılarak bir adet akünün yerinden sökülüp aldıkları, bu iki suçun peş peşe işlenmesine rağmen aynı zamanda işlenmediği, yaralama suçunda üst üste yumruk atma tek bir yaralama suçunun parça hareketleri olup hareketler bir bütün olarak tek bir fiil olarak kabul edileceğinden fiilin aynı zamanda işlendiğinin kabulü mümkün olduğu, aynen bunun gibi bir evin içinden ve aynı evin önünde birçok mal alındığında her bir mal alışının bir hareket ve bu hareketler toplamının tek bir fiil olduğu, bu fiil içerisinde yer alan hareketlerin de aynı zaman içerisinde olduğundan söz edilebileceği, somut olayımızda …’ın kullandığı … plakalı kamyonda iki adet akünün sökülüp alınmasını bir fiil, … plakalı diğer kamyondan bir adet akünün sökülüp alınmasının ayrı bir fiil olduğu, her iki olay arasında fiili kesinti olup her bir fiilin farklı zamanlarda olduğu yalnız her iki kamyonu zilyetinin aynı kişi oluşu nedeniyle TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında zincirleme suç olarak değerlendirilmesi gerektiği düşüncesindeyim.
Aynı cadde veya sokak içerisinde yan yana bulunan dükkanlara peş peşe girilip hırsızlık yapıldığı ve dükkan sahiplerinin farklı kişiler olduğunu farzedelim. Çoğunluk görüşüne göre dükkanlar yan yana ve her bir dükkanı soyulması arasında geçen zamanın az oluşu nedeniyle bütün eylemlerin aynı anda gerçekleştiği ve dolayısıyla ortada tek bir fiilin olduğu, ancak tek bir fiile birden fazla kişiye karşı aynı suç işlendiğinden bu kez aynı TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca müteselsil hırsızlık suçundan artırımlı ceza verilmesi gerektiği sonucuna varmak gerekir. Olayın bu şekilde yorumlanması yerleşik uygulamanın ve genel kabul görmüş yasa yorumunun ters düz edilmesi demektir.
Somut olayımızda da sanıklar duruşmada açıkladıkları gibi olay gecesi saat: 24:00 sıralarında hem şikayetçi …’ın zilyeti olduğu kamyonlardan, hem de diğer şikayetçi …’nun malik ve sahip olduğu kamyondan peş peşe aküleri söküp aldıklarını açıklamış olup mahkemece de olayın böyle kabul edildiği gözetildiğinde, sayın çoğunluk tarafından benimsenen düşünce doğrultusunda her iki şikayetçiye yönelik eylemlerin tek bir müteselsil suç olarak değerlendirmeleri gerekirdi.
Belirtilen nedenlerle sayın çoğunluğun birinci maddede yer alan bozma nedenine katılmadığımı bu nedenle yerel mahkemenin şikayetçi …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün onanması gerektiği düşüncesindeyim. 18.03.2013