Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/3395 E. 2012/4660 K. 01.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3395
KARAR NO : 2012/4660
KARAR TARİHİ : 01.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıkların olay günü gecesinde şikayetçinin evinin altındaki deposundan keşfen sağlam olduğu saptanan kepenk kilidini sert bir cisimle kırıp açmak suretiyle içeri girip hırsızlık eylemini gerçekleştirmeleri karşısında sanıkların eyleminin aynı zamanda 5237 sayılı TCK’nın 116/1-4., 119/1-c maddesindeki geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesindeki mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu halde bu suçlar nedeniyle uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Adli sicil kayıtlarına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı Yasa’nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
2-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK 53. maddesinin” ve yargılama giderlerinin “müteselsilen alınmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet
ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ ve “sanıklar için ortak yapılan 138,53 TL yargılama giderinin sanıkların payına düşen miktar olan 46,17’şer TL olarak ayrı ayrı alınmasına ’ kelimelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar … ve … haklarında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların olay günü gecesinde şikayetçinin evinin altındaki deposundan keşfen sağlam olduğu saptanan kepenk kilidini sert bir cisimle kırıp açmak suretiyle içeri girip hırsızlık eylemini gerçekleştirmeleri karşısında sanıkların eyleminin aynı zamanda 5237 sayılı TCK’nın 116/1-4., 119/1-c maddesindeki geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesindeki mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu ve geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarının CMK’nın 253. maddesinde yazılı uzlaşma kurumu kapsamında kalması ile uzlaşmanın gerçekleşip gerçekleşmemesine göre lehe yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
2-Suç tarihinde sabıkasız olan sanıklar hakkında belirlenen cezanın iki yıldan az hapis cezası olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
3-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
4-5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 01.03.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.