YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/34127
KARAR NO : 2012/19697
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
12.07.2006 günlü kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununu 23/1 ve 23/2-d. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 43, 31/3, 62. maddesi gereğince sonuç 1 yıl 2 ay 17 gün hapis; 116/2-4, 43, 31/3, 62, 50, 52 maddesi gereğince hapisten çevrilen sonuç 3.740 TL. adli para cezası ve 151/1, 31/3, 62, 50, 52 maddeleri gereğince doğrudan verilen sonuç 20 TL. adli para cezası verilmesine, aynı Yasanın 23/3. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verildikten sonra; 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile değişik 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinde, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, ancak, denetim süresinin üç yıl olacağı belirtilmiştir. 5271 sayılı CMK’nın 231/5. madde ve fıkrasının son cümlesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmayacağını ifade ettiği, 7. fıkrasında açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemeyeceği ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği, 11. fıkrasında da denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkemece hükmün açıklanacağı, ancak mahkemenin, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabileceği hususları yer almıştır. Buna göre, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi durumunda yapılacak yargılama sonunda 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi gereğince lehe yasa değerlendirmesi değil, yukarıda açıklandığı şekilde 5271 sayılı CMK’nın 231/11 maddesi gereğince yeni bir hüküm kurulabileceğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
12.07.2006 günlü kararda işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması sonucu eksik cezaya hükmedilmesi ve kararın kesinleşmesi karşısında, tayin edilen ceza miktarı itibariyle kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle dosyanın suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesinden sonra ele alınıp yapılacak yargılamada verilen cezanın önceki hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair hükümde tayin edilen cezadan ağır olamayacağı ve koşullarının varlığı halinde cezanın ertelenmesine de engel bir durum bulunmadığı gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu 06.10.2004 günlü hükmün, ceza miktarı itibariyle suça sürüklenen çocuğun aleyhine sonuç doğurduğu halde aksinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK’un 326. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.