YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3434
KARAR NO : 2012/4676
KARAR TARİHİ : 01.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre, aynı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması; 765 sayılı TCK’nın uygulanması halinde sanığın 15.01.1999 tarihinde hırsızlık suçundan infaz edilmiş Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilme 1996/746 ve 1998/315 sayılı ilamı nedeniyle 522. maddenin lehe hükümlerinin uygulama olanağının bulunmaması ve 81/2-3. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle cezadan artırım yapılmasını gerektirmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’ya göre yapılan uygulamanın her durumda sanığın lehine olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden ve sanığın, şikayetçinin evine giriş kapısını sert bir cisimle zorlamak suretiyle girerek hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı TCK’nın 116/1 ve 151/1. maddesi gereğince hüküm kurulmaması ile 155 TL değerindeki eşyaların çalındığı olayda şartları olmadığı halde aynı Kanun’un 145. maddesinin uygulanması ile cezadan indirim yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçlardan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK 53. maddesinin” uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ kelimelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.03.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.